Reklam
SIRBİSTAN'LA YAPILAN ANTLAŞMADA VATANDAŞLIK
Reklam
Teres Rodopi

Teres Rodopi

Pomak Tarih Araştırmaları

SIRBİSTAN'LA YAPILAN ANTLAŞMADA VATANDAŞLIK

01 Ocak 2020 - 02:24 - Güncelleme: 06 Ocak 2020 - 23:14

Ekim 1912.  Üsküp Sırplar'a teslim olmuş, din adamları kral Petar'ı karşılamaya hazırlanıyor.Osmanlı Devleti ile Sırbistan arasında 14 Mart 1914 tarihinde İstanbul'da imzalanan antlaşmanın, vatandaşlık tercihi, sahip olunan emlak ve araziye tasarruf etme, askerlik gibi hususları düzenleyen vatandaşlıkla ilgili maddeleri içeren talimatnamenin vilayetlere ve resmi kurumlara gönderildiğine dair. 

     

THE CITIZENSHIP ON THE TREATY SIGNED WITH SERBIA

The regulation which was issued in accordance with the agreement signed with Serbia in Istanbul on March 14th 1914 and which was related to such subjects as the preference of the citizenship, the right of disposition on individual estates and the military service was sent to the cities and the governmental agencies

21 Mayıs / May 1914 Bâb-ı Âlî Dahiliye Nezâreti Kalem-i Mahsus Umum 167
3 Nisan 30/32 tarihli tahrirât-ı umumiyeye zeyldir.

Sırp kralı Peter (sağında) oğlu ile Üsküp'e giriyorDersaâdet’de mün‘akid Devlet-i Aliyye-Sırbistan Muâhedenâmesi ahkâmı mûcebince tatbik ve takib edilecek tâbiiyet muamelesine dair Hariciye Nezâretince tanzim olunan talimâtnâ- menin nüsh-i matbû‘asından ( ) adedi leffen irsâl kılındı. Mûcebince ifa-yı muamele olun- ması ta‘mîmen tebliğ olunur efendim.

25 Cemâziyelevvel  332 ve 8 Mayıs 330 Dahiliye Nâzırı Nâmına Müsteşar Bâb-ı Âlî
Dahiliye Nezâreti Kalem-i Mahsus

Dersaâdet’de akdedilen Devlet-i Aliyye-Sırbistan Muâhedenâmesi ahkâmı mûcebince tatbik ve takib edilecek olan tâbiiyet muamelesine dair yazılan talimâtnâme bu defa Devlet-i Aliyye şehbenderlerine tebliğ ve irsâl olunmuşdur. Şehbenderlerimiz tarafından ber-mûceb-i talimâtnâme icab eden muamelenin ifasından sonra peyderpey memâlik-i Osmaniyye’ye gelecek eşhâs hakkında memurîn-i dahiliyemizce icra edilecek muamelenin dahi mârru’z-zikr muâhedenâme mündericâtına muvâfık olmasını teshîlen ber-vech-i âtî talimâtnâmenin tanzimine ibtidâr edilmişdir.

Tâbiiyet meselesi 1/14 Mart [1]914 tarihinde Devlet-i Aliyye ile Sırbistan beyninde Dersaâdet’ de akdolunan muâhedenâmenin dördüncü maddesi ve muâhedenâmeye merbût ve Hükûm- et-i Seniyye murahhası tarafından Sırb murahhasına mürsel aynı tarihli mektub ile tanzim olunmuşdur. İşbu madde şu suretle muharrerdir:

Sırbistan’a terk edilen arazide sâkin bulunan eşhâs Sırb tebaası olacaklar ve muâhede-i hâzıranın imzasından itibaren üç sene zarfında Sırb memurîn-i müte‘allikasına bir beyânnâme i‘tâsı suretiyle tâbiiyet-i Osmaniyye'yi ihtiyar eylemek selâhiyetini haiz bulunacaklardır. Bu beyânnâme Osmanlı şehbenderhâne  lerinde kayıd ve tescil olunacakdır. Beyânnâme-i mezkûr memâlik-i ecnebiyede Sırb konsoloshâneleri kançılaryalarına tevdî‘ edilecek ve Osmanlı şehbenderhâneleri tarafından kayıd ve tescil edilecekdir. Maamâfih işbu ihtiyar-ı tâbiiyet hakkının isti‘mâli alâkadarânın Sırbistan haricine nakl ve ikamet etmelerine mu‘allakdır. Terk edilen arazi ahali-i asliyesinden olup memâlik-i ecnebiyede sâkin bulunan eşhâsa Sırb tâbiiyetini ihtiyar için aynı mühlet verilmişdir. Eşhâs-ı merkûme tarafından bunun için Osmanlı şehbender hâneleri kançılaryalarına bir beyânnâme i‘tâ edilecek ve bu beyânnâme Sırb konsoloshânelerinde kayıd ve tescil olunacakdır. Şurası mukarrerdir ki eşhâs-ı merkûme bir kere Sırb tâbiiyetini ihrâz etdikten sonra artık memâlik-i Osmaniyye’ye avdet edemeyeceklerdir. İhtiyar-ı tâbiiyet keyfiyeti şahsîdir.

Sagîr bulunanlar için müddet-i hıyâr sinn-i rüşde vusûlleri tarihinden itibaren işlemeye başlayacakdır. Hakk-ı hıyârlarının isti‘mâlinden nâşi nakl-i mekân etmek mecburiyetinde bulunacak olan eşhâs emvâl-i menkûlelerini ihracât resminden muaf olarak imrâra selâhiyetdâr olacakları gibi her nev‘ emvâl-i gayr-ı menkûlelerini dahi muhafaza etmek ve eşhâs-ı sâlise ma‘rifetiyle idare etdirmek hakkını haiz bulunacaklardır. Terk edilen arazide sâkin İslâmlar mârru’z-zikr müddet-i hıyâr zarfında hizmet-i askeriye ifasına tâbi tutulmayacaklar ve bir gûne bedel-i askerî te’diye etmeyeceklerdir.

Terk edilen arazinin ahali-i asliyesinden olup memâlik-i Osmaniyye’de mütemekkin bulunan Hıristiyanlar miyânında Sırb tâbiiyetine girmek üzere tâbiiyet-i Osmaniyye'yi terk etmek isteyecek olanlar bulunduğu takdirde Hükûmet-i Osmaniyye’nin bu hususdaki kavânîn ve nizâmât-ı mer‘iye ahkâmıyla kâbil-i te’lif olan kâffe-i teshîlâtı onlar hakkında ibrâza âmâ de bulunduğunu Hükûmet-i Seniyye nâmına olarak zât-ı asilânelerine beyân eder ve bu vesile ile takdim-i ihtirâmât eylerim.”

Sâlifü’z-zikr dördüncü madde ile mektub ahkâmından âti’z-zikr kavâ‘id ve esasât istintâc olunur:

1- Sırbistan’a terk olunan arazide 1/14 Mart [1]914 tarihinde aileleriyle beraber suret-i kat‘iye ve dâimede ikamet etmekde olan bi’l-cümle eşhâs Sırb tâbiiyetini iktisâb ederler.

2- Binâberîn an-asl arazi-i mezkûre ahalisinden olup da mârru’z-zikr 14 Mart [1]914 tarihinden evvel memâlik-i Osmaniyye’de memâlik-i ecnebiyede veyahud eski Sırbistan dahilinde ikamet etmekde bulunan bi’l-cümle kesân Osmanlı kalacakları gibi yine bu arazide mütemekkin olup sâlifü’l-beyân 14 Mart [1]914 tarihinden mukaddem memâlik-i Osmaniyye’ye veyahud memâlik-i ecnebiyeye ve hatta eski Sırbistan’a nakl-i mekân etmiş bulunan kesân da kezâlik Osmanlı kalırlar.

3- Sırb tâbiiyetinin kabulü eşhâs-ı mezkûre için zarurî ve mecburî olmadığından bunlar üç sene zarfında yani 1/14 Mart [1]914 tarihinden 28 Şubat ve 13 Mart [1]917 tarihine kadar tâbiiyet-i Osmaniyye'yi ihtiyar eylemek selâhiyetini haizdirler.

4- Tâbiiyet-i Osmaniyye'yi ihtiyar eylemek isteyenlerin arazi-i metrûkede bulundukları takdirde Sırb memurînine bir beyânnâme i‘tâ eylemeleri ve en yakın bulunan Osmanlı şehbenderhânesi kançılaryasına bir muamele-i kaydiye icra etdirmeleri lâzımdır

5- 14 Mart [1]914 tarihinden evvel arazi-i metrûke sekenesinden olup da muvakkaten memâlik-i ecnebiyede bulunanlar veyahud tarih-i mezkûrdan sonra oraya nakl-i mekân etmiş olanlar arazi-i mezkûreye avdet etmelerine hâcet kalmaksızın sâlifü’z-zikr üç sene müddet zarfında tâbiiyet-i Osmaniyye'yi ihtiyar eylemek selâhiyetini haiz olacaklar ve beyânnâme- lerini Sırb konsoloshâneleri kançılaryalarına tevdî‘ edecekler ve muamele-i kaydiyelerini en yakın bulunan Osmanlı şehbendenhânelerine icra etdireceklerdir.

6- İhtiyâr-ı tâbiiyet şahsî olduğundan zevc ve zevce ve sinn-i rüşde vâsıl olmuş evlâdlarının her birinin birer beyânnâme i‘tâsıyla Osmanlı şehbenderhâneleri kançılaryalarınca kaydedil-miş olması muktezîdir.

7- Hakk-ı hıyârını isti‘mâl edenler arazi-i mezkûreyi terke mecbur oldukları için ber-vech-i bâlâ hakk-ı mezbûru isti‘mâl etdiklerini ve kayıdlarının icra edildiğini mübeyyin Osmanlı şehbenderhânelerinden mu‘ta vesikayı hâmilen isterlerse memâlik-i Osmaniyye’ye hicret edeceklerdir

8- Memâlik-i Osmaniyye’ye hicret edecek eşhâs sâkin olacakları mahaller memurîn-i Osmaniyye’sinin yedlerinde mevcud mârru'z-zikr vesikanın rabtıyla bir arzuhal i‘tâ edecek ve bunda memâlik-i asliyeleriyle nere Sırb memurîn-i mahalliyesi veya konsoloslarına beyânnâme i‘tâ ve hangi Osmanlı şehbenderinden vesika ahz eylemiş olduğundan bahs ile nakl-i mekân etdikleri mahallerde tezâkir-i Osmaniyye i‘tâsını istid‘â eyleyeceklerdir ve bu suretle kendilerini tavattun eyledikleri mahaller sicil-i nüfusuna kaydetdirecekler ve tezkire-i Osmaniyye istihsâl edeceklerdir.

9- Hakk-ı hıyârlarını isti‘mâl etmiş olan eşhâs-ı mezbûrenin pasaportlarının Türkçe kısmında hakk-ı hıyârlarını isti‘mâl eylediklerine dair Osmanlı şehbenderlerinden mu‘ta bir şehâdetnâ- meyi hâmil oldukları tasrîh olunacağından memurîn-i mahalliye alâkadarlara kendilerini nüfus sicillâtına kaydetdirerek tezkire-i Osmaniyye istihsâl etmelerini ihtar edeceklerdir.

10- Sırb memurîn-i mahalliyesi veya konsoloshânelerine beyânnâme i‘tâ etmeyip kendisini Osmanlı şehbenderhânesi kançılaryasına kaydetdirmeden “4” numaralı fıkrada beyân olunduğu üzere memâlik-i metrûkeden ve “5” numaralı fıkrada tasrîh olunduğu vechile memâlik-i ecnebiyeden infikâk ile doğrudan doğruya memâlik-i Osmaniyye’ye gelecekler dahi bulunması muhtemel idüğünden eşhâs-ı mezbûre memurîn-i mahalliyeye isim ve şöhretleriyle ebeveynlerinin isim ve şöhretlerini, sinn ve mezheblerini ve memâlik-i metrûkede ikamet etmiş oldukları mahallin yani tâbi olduğu vilâyet, kaza, kasaba ve karyenin mahalle veya sokağın isimlerini mübeyyin bir beyânnâme i‘tâ edecekler ve memurîn-i mahalliye beyânnâme-i mezkûru Hariciye Nezâreti’ne irsâl eyleyecekler ve hakk-ı hıyârın isti‘mâli için muktezî muamelât Sırbistan’da Osmanlı şehbenderleri vasıtasıyla icra etdirilmek üzere eşhâs-ı mezkûrenin memâlik-i Şahane’de yeniden ihtiyar-ı ikamet eyledikleri mahall, zevc veya zevcelerinin isimleri ve sagîr evlâd-ı zükûr ve inâsının esâmîsiyle her birinin tarih-i vilâdetleri hakkındaki tafsilâtı da i‘tâ edeceklerdir. Altıncı fıkrada beyân olunduğu üzere hakk-ı hıyâr şahsî olduğundan hakk-ı mezbûr zevc, zevce ve sinn-i rüşde dahil olmuş evlâd tarafından ayrı ayrı isti‘mâl olunacakdır.

11- Sagîr bulunanlara gelince: Bunlar ancak sinn-i rüşde vusûllerinden itibaren üç sene zarfında hakk-ı hıyârlarını isti‘mâl edebileceklerdir. Maamâfih bunlar memâlik-i Osmaniy ye’de ihtiyar-ı ikamet edip de sinn-i rüşde vâsıl oldukdan sonra mahall-i ikametlerindeki memurîn-i Osmaniyye'ye tâbiiyet-i Osmaniyye'den istifade etmek istediklerine dair hiçbir beyânnâme i‘tâ etmeksizin bir sene daha ikamet edecek olurlarsa muhacir ve binâenaleyh Osmanlı addedileceklerinden ol vakit mahall-i ikametleri sicill-i nüfusuna kayıdları icra edilmek iktizâ eder.

12- Bunlardan şâyed Sırblı olmak arzusunda bulunanlar zuhur edecek olur ise ebeveynlerinin memleket-i asliyelerinde beyânnâme i‘tâsıyla tâbiiyet-i Osmaniyye'yi ihtiyar etdikleri zaman arazi-i metrûkeden müfârakata mecbur tutuldukları misillü- bunların da memâlik-i Osmaniy ye’yi hemen terk eylemeleri muktezîdir.

13- Arazi-i metrûke ahali-i asliyesinden olup da muâhedenâmenin hîn-i akdinde memâlik-i ecnebiyede bulunanlardan İstanbul Muâhedenâmesi’nin tarihinden itibaren üç sene zarfında Sırb tâbiiyetini ihtiyar edenler artık bir daha memâlik-i Osmaniyye’ye gelemeyeceklerinden bu misillülerden memâlik-i Osmaniyye’ye gelenler olursa haklarında tahkikât bi’l-icra hakk-ı hıyârı isti‘mâl etdikleri sabit olduğu takdirde teb‘îd edilmeleri ve maamâfih bu hususda rıfk ve mülâyemetle hareket edilmesi münasib olur.

14- An-asl arazi-i metrûke ahilisinden olup da mârru'z-zikr 14 Mart [1]914 tarihinden evvel memâlik-i Osmaniyye dahilinde ikamet etmekde olan bi’l-cümle eşhâs Osmanlı kalacağından eşhâs-ı mezkûrenin memleket-i asliyelerine giderek mukim bulundukları mahallerdeki Sırb memurînine müracaat edip veyahud diğer bir çare olup Sırb pasaportları veya şehâdetnâme- leri ahz ve tedarikle bilâhare Sırb tâbiiyeti iddiasında bulunmalarına meydan bırakılmış olmamak için memâlik-i Osmaniyye’nin bi’l-cümle nukâtında bunların efrâd-ı aileleriyle beraber isim ve şöhretleri ve maskat-ı re’sleri ve tarih-i vilâdetleri ve sıfatları ve ne zamandan beri nerelerde mukim bulunduklarını irâe eder muvazzah birer defterin Hariciye Nezâret-i Celîlesi’ne li-ecli't-tevdî‘ tanzim ve irsâline Dersaâdet ve vilâyât-ı sairece itina olunması icab-ı maslahattandır.

15- Hakk-ı hıyârını isti‘mâlden sonra memâlik-i Osmaniyye’ye gelerek ale’l-usul kayıd ve tescil edilen ve tavattun ve temekkün etmiş olanlarla memâlik-i ecnebiyede tavattun ve temekkün eden eşhâsın vefatları vuku bulduğu takdirde emlâk ve arazilerinin henüz isbât-ı rüşd etmeyen vereselerinden intikali lâzım gelen hisselerin isbât-ı rüşd ile hakk-ı hıyârını isti‘mâl edinceye kadar te’cili ve ondan sonra keyfiyetin Hariciye Nezâret-i Celîlesi’ne izbârıyla alınacak cevaba göre muamele ifası icab eder.

16- Terk edilen arazinin ahali-i asliyesinden olup 14 Mart [1]914 tarihinden mukaddem maa-aile memâlik-i Osmaniyye’de temekkün eylemiş bulunan Hıristiyanlar miyânında Sırb tâbiiyetine girmek üzere tâbiiyet-i Osmaniyye'yi terk etmek isteyecek olanlar bulunduğu takdirde bunlar kavânîn ve nizâmât ahkâmına tevfîkan evvel emirde bir istid‘ânâme ve bir de ba‘demâ memâlik-i Osmaniyye’ye avdet etmeyeceklerine ve şâyed gelecek olurlar ise haklarında tebaa-yı Osmaniyye sıfatıyla muamele ifasına razı olacaklarına dair taahhüd senedi i‘tâ edecekler ve memâlik-i Osmaniyye’de bulundukları müddetce zimmet-i emiriye ve tekâlif-i askeriye ve saireden dolayı ilişikleri olmadığı inde’t-tahkik tebeyyün eyledikden sonra makam-ı âlî-i icradan arz ve istîzân olunarak şeref-sudûr buyurulacak irâde-i seniyye mûcebince harc resminin ahzıyla yedlerine ruhsatnâme-i resmî verilecek ve bu hususdaki kavânîn ve nizâmât-ı mer‘iye ahkâmıyla kâbil-i te’lif olan kâfi teshîlât onlar hakkında ibrâz olunacakdır. Bu suretle Sırb tâbiiyetini iktisâb etmiş olan kesân kezâ memâlik-i Osmaniyye ’den ihrac edilecekdir. İşbu tâbiiyet-i müktesebe dahi şahsî olup zevceleri ve reşid ve sagîr evlâdları bundan dolayı tâbiiyet-i Osmaniyye'den mahrûm olmazlar.

DH. MB. HPS. M, 13/30_1,2
T.C. BAŞBAKANLIK DEVLET ARŞİVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı Yayın Nu: 128
OSMANLI BELGELERİNDE BALKAN SAVAŞLARI. Sayfa . 85

Bu yazı 422 defa okunmuştur .